12 Şubat 2010 Cuma

yazıyorum da noluyo-44


*farkettim de hiç bir yazıma selam sabah vermeden bodoslama daldığımı farkettim. evet farkettimi farkettim. bu saçma girişten sonra herkese selam olsun o zaman.

*gugul çeviriyle dalga geçmek çok eğlenceli. veya o bizle dalga geçiyor kestiremedim. bir şey yazıyorum ingilizceye çevir diyorum,sonra o ingilizceye çevirdiğini tekrar türkçeye çevir diyorum,ilk yazdığımdan alakasız bir şey çıkıyor ortaya. resmen kafaya alıyor beni şerefsiz gugul. sonra ben altta kalır mıyım,yazıyorum bir şey,çevir ingilizceye. hop oradan bir fransızca,ardına patlat bir flemenkçe. bitti mi sandın lan gugul çeviri,asıl işkence şimdi başlıyor. çevir sen onu bir arapçaya. nevrin bir güzel dönsün. arapçadan sonra patlat bir çince. o en son yazdığımı türkçe alayım. noldu ? betin benzin attı gugul çeviri.

*ben her yerde şubesi olan tek büfenin samimiyetine inanmam arkadaş.

*aklıma bir şey takıldı benim. şimdi elin gevurunda kocaman bir kalça görünce ''off pakete bak amuna koyam'' oluyor, ama gel gör ki bizim türk kızlarında olunca kıza ''koca g.tlü ayşe'' muamelesi yapılıyor. inanın o ayşe adına çok üzülüyorum. zavallı kızcaaz.

*iett'de 20 yaşında ''ay midem bulanıyor diye'' ters koltukta gidemeyen adam,40'ında ters koltukta giderse ölür falan he ?

*otobüs demişken hani kart gösterip beleş biniyorlar ya,acayip havalı lan o. sanki efbiay acanı şerefsiz,öyle bir edayla gösteriyor ki kartı belki ondan çok havalı geliyor bana.

*giysi mağzalarının etrafa müzik dinlettirme misyonu nereden geliyor acaayip bir merak içersindeyim.

*ileride belki ünlü olurum diye acayip kötü bir hayat sürmeyi elimden geldiğince çabalıyorum. vasat bir öğrencilik,b.ktan bir aşk hayatı,parasızlık. ama eğer ilerde ünlü münlü olamazsam bir yerime kaçacak bu hayat ama risk budur.

*risk budur diye boş yazı yazacam size,ne tepki alacağımı çok merak ediyorum. ama o çocuk yapsa hoşunuza giderdi de mi ?

*yıllar evel ben küçükken televizyonda her küçük çocuk gibi gelişimimi sağlayacak yararlı programlar izliyordum. yanımda da komşunun bir kızı vardı. programda da resimler gösteriyor stüdyodaki ve biz ekran başındaki izliyecilerin bunu bilmesini isteniyordu. ekrana bir köpek balığı resmi çıkmıştı. yanımdaki kıza hava atmak maksadında ''ben biliyom bunu'' dedim,'' dog fish cevabı''. ve gururlu bir şekilde arkama yaslandım. sanırım o gün gelecekteki aşk hayatımın kaderini belirlemiştim.

*ama yanıltmaca soruymuş lan şimdi düşündüm de.

*o değil de 35 buçuk yaşındayım cevabını veren biri gördüm ya,hiç olmazsa rezillik sırasında en azından altımda birinin olduğunu görmek güzel.

*yeryüzeyinde bir şey ne kadar azsa o kadar kıymetli değil mi ? şimdi sorarım sizlere,kızıl öteli cep telefonum neden 5 para etmiyor o zaman ? hanginizin cep telefonunda var kızıl ötesi fonksiyonu he ?

*bu mantıkla yola çıkarak ingilizce öğrenmemeye de karar verdim,herkes ingilizce biliyor. benim bir farkım olsun.

*biz bir yanlış yaptık mı,onu silip kompile baştan yapan bir nesiliz. nereden mi anladım,msnde bir harfi yanlış yazdık mı,orayı düzeltmek yerine,kompile silip yeniden yazıyoruz.

*msn demişken benim msnim küçük türkiye sanki. her cinsten insan var. en tikisinden en ağır abisine,en milliyetçisinden en solcusuna,en gslisinden en fenerlisine. gerçi çoğunu tanımıyorum ama iyi insanlardır herhalde.

*bitti ki. hemi de 14 şubat ile ilgili hiçbir şey yazmadan.

0 yorum:

Yorum Gönderme